Tüberküloz Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Tüberküloz Nedir? Belirtileri Nelerdir?

0 16

Tüberküloz Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Mycobacterium tuberculosis adı verilmekte olan bakterinin solunum yoluyla vücuda girmesi sonucunda akciğerlerde iltihap şeklinde ortaya çıkan Tüberküloz, halk arasında Verem Hastalığı adıyla da bilinen bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Vücutlarında aktif bir şekilde akciğer veya gırtlak veremi olan hastalar Tüberküloz mikrobunun kaynağı olarak görülürler ve mikrop bu hasta kişilerin solunum yollarından nefes vermeleri, gülmeleri, ağızlarını kapamadan öksürmeleri veya hapşırmaları yoluyla bulunmuş oldukları ortama yayılır.

Mikrobun yayılmış olduğu ortama giren sağlıklı kişilerin enfekte olması için ortama yayılmış olan bu mikroplardan sadece bir kaç tanesini bile soluması yeterli olacaktır. Mycobacterium tuberculosis adı verilen bu mikrobu solunum yolu aracılığıyla alan sağlıklı kişiler de girdikleri farklı ortamlarda aynı şekilde davrandıklarında mikrop bu şekilde yayılmaya devam eder. Tüberküloz (Verem) hastalığı çok kolay yayılabilen bir hastalık olmasına rağmen birbirine yabancı kişilerden bulaşması, aynı ortamı daha sık paylaşan, birbirlerini tanıyan ya da aynı evde yaşayan kişilerden bulaşması kadar yüksek ihtimalli değildir. Tüberküloz vakalarının ve buna bağlı vefatların %95’i henüz gelişmekte olan ülkelerde görülür.

Gelişmiş ülkelerde daha önceleri çok nadir görülen tüberküloz hastalığı, AIDS hastalığına da neden olan HIV virüsünün ortaya çıkması sebebiyle 1985 yılından itibaren tekrar yaygınlaşmaya başlamıştır.

Dünya nüfusunun yaklaşık olarak çeyreğinin gizli tüberküloz hastalığı bulunmaktadır. Bu, kişilerin Verem (tüberküloz) hastalığı mikrobunu vücutlarında taşıdıkları, fakat henüz hastalığın aktifleşmediği ve bunu başkalarına bulaştırmalarının mümkün olmadığı anlamına gelmektedir.
Verem Hastalığı, yani tıbbi ismiyle tüberküloz tedavisi bulunan ve aşısı sayesinde önlenebilmesi mümkün olan bir bulaşıcı hastalıktır.

Tüberküloz Nedir?

Tüberküloz (Verem) hastalığı, Mycobacterium tuberculosis olarak adı geçen bir mikropla bulaşan tedavi edilmediği veya aşı olunup önlenmeye çalışılmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birlik kısmı tüberküloz mikrobuyla karşılaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün aktarmış olduğu verilere göre her sene tahmini olarak 8.4 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalanmakta ve 2 milyon kişi de bu hastalığa bağlı olarak hayatlarını kaybetmektedir.

Tüberküloz Nedir? Sorusuna verilebilecek cevaplardan birisi de ciddi anlamda bir halk sağlığı sorunu olduğudur.
Çok kolay bulaşan bir hastalık olan tüberküloz mikrobunu soluyan herkes bu hastalığı vücuduna alır ancak, bu kesin olarak hastalanacağı anlamına gelmez. Risk altında bulunan insanların çok daha fazla yakalanma olasılığı vardır.

Bu kişiler;

0-5 yaş arası bebek ve çocuklar,
65 yaş üzerindeki yaşlılar,
Uzun sürmüş kortizon tedavisi olanlar,
Alkol, sigara ve bağımlılık oluşturan madde kullananlar,
Aşırı kalabalık ortamlarda yaşayanlar,
Bağışıklık sistemi sağlam olmayanlar,
Kanser hastalığına sahip olanlar,
Kronik rahatsızlığı olanlar(böbrek yetmezliği v.s),
Yetersiz beslenerek yaşayan kişiler olarak sıralanabilir.


Tüberküloz aslında gayet sinsi bir hastalık olarak görülebilir. Bu durum tedavi aramaya gecikilmesine neden olarak mikrobun başka insanlara bulaşmasına sebep olabilir. Mikrobu vücudunda taşıyan kişiler 1 sene süresince yakın temas yoluyla olmak üzere hastalığı 5-15 kişiye bulaştırma riski taşırlar. Genellikle en az iki hafta boyunca hastalığa uygun tedaviyi alan hastalar artık bulaştırma riskini taşımamaktadırlar.

Tüberküloz Belirtileri

İnsan bedeni tüberküloz (Verem) hastalığına sebep olan bakterileri(mikropları) içinde barındırsa da bağışıklık sistemi genel olarak aktif bir şekilde hastalığın kendini göstermesine engel olabilir. Bu sebeple tıp doktorları tüberküloz hastalığının aktif olma durumuna göre bir ayrım yaparlar.

Gizli(latent) tüberküloz hastalığı durumunda kişide tüberküloz hastalığı mikroplarından kaynaklanan ir enfeksiyon bulunmaktadır. Fakat bu mikroplar vücutta aktif olmayan bir şekilde bulunduklarındandolayı belirti veya semptom göstermezler.
Vücutta gizli şekilde bulunan tüberküloz hastalığı bulaşıcı değildir. Fakat zaman içerisinde gizliden aktif duruma geçebilir. Bu durumda bulunan kişilerin de tedavi edilmesi tüberküloz hastalığının yayılmasında bir önlem olarak görülür.

Ancak gizli tüberküloz hastalığının kolay bir şekilde anlaşılmasını sağlayacak gözle görülür bir belirtisi yoktur. Bu hastalığın bakterileri ile enfekte olunduktan sonra birkaç hafta ya da yıllar sonra belirtiler görülmeye başlayabilir. 

Aktif tüberküloz belirtileri arasında üç haftadan daha uzun süren öksürük, öksürükle atılan balgamda kan olması,öksürüğün ağrılı olması, göğüs ağrısı, nefes alırken ağrı hissedilmesi, yorgunluk, ateş, geceleri terleme, iştah kaybı, istek dışı kilo verme ve titreme nöbetleri bulunur.

Tedavi edilmeyen tüberküloz hastalığı genel olarak akciğerleri etkiler fakat kan dolaşımına geçtiği takdirde damar yoluyla böbrekler, omurga ve beyin gibi vücudun farklı organlarına da yayılabilir. Hangi organa yayıldığına bağlı olarak değişik semptomlar oluşabilir.
Omurga tüberkülozu sırt bölgesinde ağrı ve sertliği sebep olabilir. Eğer artrit şeklinde ise kalça ve dizleri etkileyerek belirti gösterebilir.

Beyne ulaşmış olan tüberküloz mikropları menenjite yani beyin zarı şişmesine sebep verebilir. Bu da uzun süre devam eden aralıklı ya da kalıcı baş ağrılarına sebebiyet verebilir. Bu şişlik aynı zamanda zihinsel yetilerin kullanılmasında da sıkıntılara yol açabilir.
Böbrekler yerleşmiş olan tüberküloz mikrobu ise idrardan kan gelmesine sebep olabilir.

Tüberküloz Ne Demek?

Tüberküloz, halk tarafından bilinen adıyla verem hastalığı Mycobacterium tuberculosis adı verilen mikrop (bakteri) ile taşınan bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.

Tüberküloz solunum yolu aracılığıyla bulaşır. Mikrobu taşıyan hasta kişilerin öksürmeleri, hapşırmaları hatta konuşmaları ile solunum yolu salgıları damlacıklar halinde havaya karışır. Havaya karışan bu damlacıkların solunması halinde sağlıklı bireylerde bu mikrobu vücutlarına almış olurlar. Fakat her insanda bu hastalık aktif bir şekilde gelişmez. Alınmış olan mikroplar insanı hastalandırmadan da vücut içerisinde saklı kalır ve bağışıklık sisteminin zayıf olduğu ve vücut direncinin düştüğü bir zamanda hastalık oluşturur.

Tüberküloz hastalığının gelişme riskinin en yüksek olduğu zaman mikrop vücuda girdikten sonraki ilk iki yıldır. Bu ilk iki yılda % 5 ve daha sonrasında da % 5 olmak üzere hayat boyu tüberküloz mikrobunun hastalığa dönüşme riski % 10’dur.
Bulaşıcılık açısından yüksek riske sahip olan kişiler uzun zaman aynı ortamda bulunan aile bireyleri ve ortak alanda çalışılan yakın çalışma arkadaşlarıdır. Yemek yerken kullanılan çatal, kaşık, bardak gibi eşyalar, kıyafetler, nevresim ve çarşaf gibi eşyalarla bulaşma olmaz.
Tüberküloz mikrobunun gelişip aktifleşmesi için bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve vücut direncini düşük olan kişiler daha fazla risk altında bulunmaktadırlar.

Beş yaşın altındaki bebek ve çocuklar, 65 yaş ve üzeri yaşlılar, kronik böbrek rahatsızlığı bulunanlar, şeker hastalığı olanlar, kanser ve AIDS hastaları, organ nakli olmuş kişiler, alkol sigara ve ilaç bağımlılığı olanlar, uzun süre kortizon tedavisi görmüş olan kişiler hastalığa yakalanmakta daha fazla risk altında olan kişilerdir.

Tüberküloz mikrobunun ilk başladığı yer akciğerler olduğundan dolayı en çok hastalık görülen organ akciğerlerdir. Fakat tüberküloz mikrobu solunum yoluyla vücuda girdikten sonra diğer organ ve dokulara da ulaşabilmekte ve hastalığa sebep olabilmektedir. Lenf bezleri, beyin, kemikler ve böbreklere de yayılma riski vardır. Tüberküloz mikrobunun yerleştiği organlarda ağır bir iltihap oluşur ve bu organların fonksiyonları bozulur.

Hastalığın genel belirtileri arasında, akşama doğru ateş yükselmesi, geceleri terleme, iştah kaybı, istemsiz kilo verme, halsizlik, göğüste ağrı, iki hafta veya daha fazla süren öksürük, öksürükten kan gelmesi ve balgam çıkarma bulunmaktadır. Bu belirtiler hafif başlar ve yavaş yavaş artarak ilerler.

Tüberküloz ne demek? dediğimizde söylenebilecek en kısa şey ciddi bir halka sağlığı sorunu olması, tedavi edilebilir olması ve aşı sayesinde önüne geçilebilir olduğudur.

Tüberküloz Hastalığı

Tüberküloz daha çok bakteriye benzeyen bir mikrop tur. Bu mikrobun solunum yoluyla vücuda alınması sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır.
Dünya nüfusunun yaklaşık olarak dörtte birinde bu mikrop bulunmaktadır. Çok kolay yayılabilen bir hastalıktır.

Çoğunlukla insandan insana solunum yolu vasıtasıyla bulaşır. Tüberküloz hastalığı olan kişi konuştuğunda, öksürüğünde ya da hapşırdığında ortaya çıkan hava kabarcıkları ortama yayılır ve havada asılı kalır. Risk faktörlerini taşıyan kişi ortama girdiğinde bu kabarcıkları solur ve tüberküloz mikrobu vücuda girip akciğerlere yerleşir. Kişinin herhangi bir nedenden dolayı Bağışıklık sistemi zayıfladığında ya da vücut direnci düştüğünde vücuttaki mikroplar çoğalıp kana karışmaya başlar.
Tüberküloz hastalığının karakteristik özelliği tüm dünyadaki bulaşıcı hastalıklar içerisinde en sık görülen hastalık olmasıdır.

Tahmin edilmiş rakamlara göre dünyadaki her 3 kişiden 1’inin vücudunda tüberküloz mikrobunun olduğu varsayılmaktadır. Fakat mikrop pasif durumda bulunmaktaysa kişide herhangi bir zarara yol açmamaktadır.

Tüberküloz hastalığının kendini ilk belirti kişide kuru öksürüğün başlaması ve bunun balgamlı öksürüğe dönüşmesidir. Bazen öksürükle atılan balgamda kan görülebilir ve şiddetli göğüs ağrıları oluşabilir. Sonraları vücutta halsizlik, sırt ağrıları, kilo ve iştah kaybı, isteksizlik, geceleri kıyafet değiştirme duyulacak kadar çok terleme oluşarak belirtiler artmaktadır.
Tüberküloz hastalığı sadece solunum sisteminde görülür algısı aslında tamamen yanlıştır.

Solunum yoluyla vücuda giren mikrop oradan hangi organa yerleşirse hastalık o oranda oluşur. Tüberküloz hastalığı hemen her oranda görülebilir. Sindirim sistemi organlarında, beyinde, böbreklerde, omurga ve kemiklerde de oluşabilir.

Tüberküloz hastalığında tedavi başarısı sağlanmaktadır. Hastalığın tedavi süresi en az 6 ay olarak düşünülebilir. Eğer hastalık sadece akciğerlerde ise tedavi edilen hastalar ilk iki hafta izole edilir. Sonrasında bulaşıcı özellik taşımadıklarından taburcu edilebilirler. Tüberküloz hastalığı verem savaş diapanserleri ile çok sıkı ve düzenli bir şekilde takip edilmektedir.

İlgili Haber:

Sağlık Haberleri

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.